Genel · 01. Februar 2019
Dün, 29.01.2019 tarihli TEKE TEK programının tekrarını izledim. Konuk dünyaca ünlü jeolog ve deprem bilimci Xavier le Pichon'du. Kendisi 15 yıldır Marmara bölgesindeki ''Adalar'' fay hattını araştırıyor (en aşağıda programın videosu). Deprem ile ilgili açıklamaları beni tekrar düşünmeye sevk etti; çünkü bende herkes kadar şu soruların cevabını merak ediyorum: 1. İstanbul'da deprem olacak mı? 2. Olacaksa ne zaman olacak? Bu soruları çok merak ettiğim için...

Sinema/TV/Belgesel · 27. Januar 2019
Steven Spielberg’in 7 Oscar’lı efsane filmi “Schindler’in Listesi’ni” izlemişsinizdir mutlaka. Film tamamen siyah beyaz olmasına rağmen filmde tek renkli olan görüntü kırmızı mantolu küçük bir kızdır. Hatırlamanız için filmden bir kare: https://www.youtube.com/watch?v=ecleNPmEO3A İşte o kırmızı mantolu küçük kızın dram dolu gerçek hikâyesini paylaşacağım bugün sizlerle… Yıl 1993…Jakob adında bir delikanlı annesini arar ve onu Krakow’da...

Atatürk · 26. Januar 2019
Günlerdir susuyorum, izliyorum ve tüm cephelerden gelen yorumları ve Yılmaz Özdil'in kendisini savunduğu köşe yazılarını okuyorum. Açıkçası bu yaygaradan sonra bende fikrimi belirtmek istedim. Bu kitabı bir günde okudum, sitemde (kütüphanem bölümünde) reklamını yaptım, çevremde dağıttım ve kitaba övgüler yağdırdım. Ancak gerçek bir Atatürkçü ve Atatürk ile ilgili yüze yakın kitap okumuş biri olarak, bu ''Limited Edition'' satışını doğru bulmayan...

Siyaset · 24. Januar 2019
Onurlu bir yaşam, ilkeli ve dürüst gazetecilik, ender rastlanır vatanseverlik ve bu yolda feda edilmiş hayat dendiği zaman, ilk aklımıza gelen isim Uğur Mumcu'dur. Yıllarca Cumhuriyet gazetesinde araştırmacı gazeteci kimliğiyle haksızlıkların, yolsuzlukların, "Derin Devlet" dediğimiz Türkiye gerçeğinin ve yobazların üzerine gitmiş, "bir kişiye yapılmış haksızlık, bütün topluma karşı işlenmiş bir suçtur" diyen bu aydın insan, güzel insan 24 Ocak 1993...

Biyografi · 15. Januar 2019
Memleket hasretiyle memleket dışında ölen ve memleket dışına gömülen en değerli şairlerlemizden biridir Nazım Hikmet. Resmi doğum günü 15 Ocak 1902 olsa da, asıl doğum günü 20 Kasım 1901'dir (ailesi tarafından geç kayıt yaptırılmıştır). Hayatının çoğu kısmını hapishane ya da sürgünlerde geçirmiştir... Memleketinde zorlu ve çileli günler yaşamasına rağmen umudunu ve inancını hiç bir zaman kaybetmemiştir. Ceza evindeki günlerini bile boş...

Kadına dair · 07. Januar 2019
'Sert bir rüzgar mı, yoksa bir nefes mi savurdu bir şehirden diğerine direnen ruhunu? Doğurmak, doğurduğunu büyütmek ve savaşmak kodlanmıştı yüzyıllardır ruhuna. Savrulurken takılıp kırılan topuğu değil, kalbiydi aslında...' Bu dünyada kadın olmak o kadar zor ki, ancak kadın olanlar ne demek istediğimi anlar. Ama bizim erkek egemen toplulumuzda kadın olmak çok daha zordur. Türkiye şartlarına bakılırsa bir kadın olarak hayata 1-0 yenik başlıyorsunuz....

Tarih · 27. Dezember 2018
Dünyanın büyük depremlerinden biri sayılan Erzincan Depremi, Türkiye'nin en ciddi deprem felaketlerinden birisi olarak tarihe geçmiştir. Bugün tam 79 yıl önce öncesinde 1939 yılındayız. Gece saat ikide tam 7,9 şiddetindeki deprem, Erzincan'ı 52 saniye boyunca salladı. İnsanlar uykuda yakalandığı için sadece mal kaybı değil, çok can kaybı olacaktı... Yerle bir olan Erzincan'da ve depremin etkilediği diğer illerde toplam 32.962 kişi ölmüş, yaklaşık 100.000...

Biyografi · 20. Dezember 2018
Bugün Aziz Nesin'in 103. doğum günü. Nesin Vakfı 2015 yılını Aziz Nesin yılı olarak ilan etti. Asıl adı Mehmet Nusret'tir, ama yazarlık yapmaya başladığı dönemden sonra babasının ismini kullanmayı tercih etmiştir. Osmanlıların son döneminde ileri gelen ve Atatürk'ü hiç sevmeyen bir babanın oğludur (Abdülaziz Efendi). Babasının baskısı üzerine 8 yaşında hafız olur ve çok dindar bir ortamda geçer çocukluğu. Sanırım bu baskı ilerde ters tepki yaratır...

Siyaset · 19. Dezember 2018
Türkiye'nin "kara lekesi" olan ve aradan tam 40 yıl geçmesine rağmen hala hak yerini bulmadığından, kendimi bu yazıyı yazmaya zorunlu hissettim. Ben Alevi değilim, sadece İNSANIM. Sadece bundan dolayı adaletsiz ve haksızlığa karşı kalemimi konuşturdum. 19-26 Aralık 1978 "Maraş Alevi Katliamı'na" karşı faşistçe zihniyetle hareket eden ve duyarsız kalanlar insan olamaz! Bu yazımı, Maraş'ta "hunharca" öldürülen 150 (belki de daha çok) insanlara ve ailelerine ithaf...

Genel · 16. Dezember 2018
Anadolu insanım; cana yakındır, misafirperverdir. Bu topraktan ekmeğini çıkarandır, "vatanım" deyip, canını bırakandır. Kurtuluş Savaşınında yedi cephede savaşandır. Anadolu İnsanım; Kürtçe ahıt yakandır. Arapça şarkı söyleyendir. Abhazca şiirler okuyandır. Ermenice tartışan, Çerkezce fıkra anlatan, Mevlana'yla aşka gelip, Nasreddin Hoca'yla kahkaha atandır. "Ah bir ataş ver/cigaramı yakayım" Türküsünde hüzünlenendir. "Şemmame" ile dans edendir....

Mehr anzeigen